Türkiye’de son yıllarda andropozlu erkekler sayısında artış var.

Aile Sağlığı Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat’ın Avrupa Cinsel Tıp Kongresi’nde yaptığı açıklamaya göre Türkiye de 40 ile 70 yaş arasındaki erkeklerin yüzde 52 sinde cinsel performansta ve istekte azalma olduğu, ancak doktor başvurusunun azlığına bağlı bu rakamların gerçeğin oldukça altında kaldığı tahmin ediliyor. Andropoz, yaşla birlikte doğal olarak azalan testosteronun yol açtığı klinik bir tablodur. Cinsel istek azlığı, sertleşme problemi, testis hacminde azalma, kıllanmada azalma, vücut yağlarında artış, kas ve kemik kütlesinde azalma, kansızlık gibi klinik şikayetlerle, yorgunluk, konsantrasyon zorluğu, huzursuzluk gibi daha subjektif belirtilerin bir araya geldiği bir sağlık sorunudur.

İSTEKSİZLİK YAŞIYORSANIZ DİKKAT!
Prof. Dr. Hattat’ın verdiği bilgilere göre erkekler her zaman ve sürekli cinsel istek duymazlar. Hormonlar, hastalıklar, ilaçlar, duygular, düşünceler, ilişkiye dair nedenler, sigara-alkol kullanımı ve stres gibi birçok faktör cinsel isteği azaltabiliyor. Bir erkeğin cinsel isteksizlik yaşaması her zaman eşinden soğuduğu anlamı da taşımıyor. Ancak her erkek hayatın getirdiği sorunlardan dolayı veya geçici sebeplerle dönem dönem cinsel isteksizlik yaşayabiliyor. Bu durum ısrarlı bir şekilde devam ediyorsa isteksizliğe neyin yol açtığını anlaması için doktora başvurulması gerekiyor.

CİNSEL İSTEK HORMONU TESTOSTERON
Testosteron hormonun cinsel istek ve fanteziler üstünde önemli bir etkisi var. Cinsel istek, fanteziler, gece ereksiyonları, cinsel aktivite, orgazm ve boşalma sıklığı testosteron tarafından yönetiliyor. Yani testosteron düşükse cinsel isteksizlik başta olmak üzere bir dizi cinsel sorun oluşuyor. Erişkin erkeklerde günde 5-7 mg testosteron üretimi oluyor. Ancak bu hormon, 30’lu yaşlardan itibaren yılda %1.2 oranında düşmeye başlıyor. 45-50 yaşlarına gelindiğinde, hormon eksikliği klinik olarak belirti vermeye başlıyor. Cinsel istek kaybı ve sertleşme kalitesinde azalma bunların başındadır.
Testosteron genel sağlığı, fiziksel ve zihinsel performansı etkiliyor. Aynı zamanda bu hormon duygusal durum ve motivasyon için de önemli. Testosteron eksikliği görülen erkeklerde depresyon ve motivasyon güçlüğüne sık rastlanıyor. Testosteronun cinsel davranış ve aktivite üzerinde önemli etkileri var. Cinsel istek, fanteziler, gece ereksiyonları, cinsel aktivite kadar orgazm ve ejakülasyonun sıklığı da androjenler tarafından yönetiliyor.

ANDROPOZDA TEDAVİ OLUN, STRES BOMBASI OLMAYIN
Prof. Dr. Halim Hattat günümüzde yaşam süresi sürekli uzadığından erkeklerin andropozda geçirecekleri sürenin de arttığını belirtiyor. Hattat’a göre, “Pek çok kişi ilerleyen yaşlarda gençlik yıllarındaki fiziksel ve zihinsel performansını yakalamak istiyor. Göbeklenmeyi, vücut kaslarını ve kuvvetli kemiklerini kaybetmeyi istemiyor. Depresif, huzursuz, endişeli, uyku sorunları yaşayan bir stres bombası haline gelmekten çekiniyor. Üstelik cinsel fonksiyonlarını gençlik yıllarındaki gibi devam ettirmek istiyor. İşte bu yüzden testosteron düşüşü ve andropozun tedavi edilmesi gerektiğine inanıyorum. Zaten burada söz konusu olan eksik olan testosteronu yerine koymaktır. Bunun fazlası gerekmiyor.

Testosteron hormon eksikliği tespit etmişsek bunu dışardan takviye etmek mümkündür. Hormon takviyelerinin bu konuda deneyimli bir uzman tarafından dikkatle yapılması ve düzenli aralıklarla kan seviyelerinin kontrol edilmesi gerekiyor. Hormon takviyelerinde biz aylık olarak kontrolleri öneriyoruz. Özellikle erkeklerde hormon seviyelerinin yanında iki-üç ayda bir PSA yani prostat spesifik antijen miktarına bakıyoruz. Hormon tedavileri bu aylık kontrollere göre devam eder ve hormon eksikliği giderildiğinde tedavi tamamlanmış olur. Cinsel sorunlar devam ediyorsa diğer risk faktörlerine bakılıyor. Ancak unutulmaması gereken şu ki isteksizliği yaratan diğer alanların, kişiye ve ilişkiye ait diğer sorunların dikkatle incelenmesi gerekiyor. Çoğu zaman hormon eksikliğine bağlı cinsel isteksizlik yaşayanlarda diğer faktörleri de görüyoruz. Hayat tarzı da hormonlarda önemli. Kilo fazlalığı, beslenme bozukluğu, hareketsizlik de hormon dengelerini bozabilir. ”

İSTEK OLMAZSA SERTLEŞME DE OLMAZ
Prof. Hattat’ın açıklamalarına göre “Hormon eksikliğinden dolayı erkek isteksizlik yaşar. İstek olmadığında damardan sertleşmeyi sağlayan bazı maddeler örneğin nitrik oksit salgılanamaz ve bu durumda sertleşme problemi de oluşur. Bu durumda hormon takviye edildiğinde istek geri geldiğinden sertleşme de geri gelir. Bu nedenle erkekte cinsel isteksizliğe bağlı sertleşme kaybı varsa ve hormonları düşükse önce hormon takviyesi düşünürüz. Ama sertleşme hala geri gelmemişse alta yatan diğer damarsal, sinirsel, yapısal sorunları, diyabet-kalp-damar hastalıkları gibi sağlık sorunlarını, kullanılan ilaçları, psikolojik yapıyı, hayat tarzını inceleyerek sertleşme sorununa neyin yol açtığını araştırırız. Sonra bu tip ilaçlardan veya sertleşme tedavisinde kullanılan diğer yöntemlerden yararlanırız”.

HABER YORUMLARI

Bu habere Henüz Yorum yapılmamış. İlk sen yorum yap..

YORUM YAPINIZ

* Yorumlarınız kontrol edildikten sonra yayımlanacaktır