Kronikleşirse sorun şiddetleniyor ve bu tabloya baş ağrısı, geçmeyen yüz ağrısı ve koyu renkli burun akıntısı eşlik ediyor.

Erken dönemde burun tıkanıklığı, yüz ve baş ağrısı, burun ile geniz akıntısı gibi yakınmalarla kendini belli ediyor. Kronikleşirse sorun şiddetleniyor ve bu tabloya baş ağrısı, geçmeyen yüz ağrısı ve koyu renkli burun akıntısı eşlik ediyor. Bunların yanı sıra ağız kokusu ve öksürük gibi sorunlara da neden olabiliyor. Hastanın yaşam kalitesini oldukça düşürebilen bu hastalığın adı; sinüzit!

Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonunun ardından sinüslerin ağızlarının tıkanması sonucu oluşsa da daha pek çok etken sinüzite yol açabiliyor. Örneğin bahar ve yaz aylarında polenler de sinüziti tetikleyerek alerjik riniti olan hastalara adeta kabus yaşatabiliyor. KBB Uzmanı Dr. Naser Dadaşzade, alerji kaynaklı sinüzitin tedavi edilmezse kronikleştiğine dikkat çekerek, “Bu nedenle polenlere maruz kalmaktan kaçınmalı. Bunun için de alerjik bünyesi olan kişilerin, polenlerin en çok yoğun olduğu 05.00 – 10.00 saatleri arasında mecbur kalmadıkça dışarı çıkmamaları bu mümkün değilse maske ile gözlükle korunmaları şart” diyor.

Dr. Dadaşzade, önemli bir sağlık problemi olan sinüzite yol açan diğer etkenler hakkında şunları söylüyor: 

Virüs: Sinüs enfeksiyonuna en sık adenovirüsler, bir başka deyişle üst solunum yolları hastalıklarına neden olan bir grup DNA virüsü yol açıyor. Adenovirüsler daha çok sinüs ağzı yollarında ödeme yol açtıkları için sinüzit oluşturma riski daha fazla oluyor. Salgınlardan korunmak için gerekli önlemleri almanın ve grip için yıllık hazırlanan aşıları yaptırmak hastalık riskini azaltır. 

Alerjik rinit: Devamlı ve mevsimsel görülen alerjik rinitler yüzde 10-20 oranında sinüzite yol açıyor. Alerjiye bağlı burun mukozasının ödemi konkaların şişmesine ve burun hava yolunun daralmasına sebep oluyor. Bunun sonucunda sinüs ağzı yolları daralarak viral ve bakteri enfeksiyonunu arttırıyor. Özellikle mevsimsel alerjide çok kısa sürede hızlı bir ödem oluşuyor ve burun içi mukozası reaksiyonu gerçekleşiyor. Hapşırıkla birlikte nazal tıkanıklık ile ödem artıyor, bu durum da bakterilerin kolaylıkla çoğalmasına zemin hazırlıyor.

Deviasyon: Burundaki kıkırdak, kemik ve konka gibi anatomik yapının burun pasajını daraltması sonucu, alerjide olduğu gibi, sinüs ağzı yolları daralarak sinüslerde enfeksiyona sebep olabiliyor. Normalde nazal pasajdan geçen hava, konkalar tarafından temizleniyor ve ısısı vücuda uygun hale getiriliyor. Ancak deviasyon varlığında havanın nazal pasajdan geçememesi sonucu sinüslerin havalanması bozuluyor, bunun sonucunda da sinüzit tetikleniyor.

Polip: Alerjik rinitin neden olduğu ve burun mukozasından kaynaklanan polipler sinüs ağzı ile burun pasajını daraltarak sinüslerin enfeksiyonunu başlatabiliyorlar. Poliplerin salgıladığı sekresyonlar burun ile sinüslerin mukozasını kapladığı için burundan hava alma azalıyor ve koku hücrelerinin reseptörlerinin üzerini örttüğünden koku alma azalmış olur. 

Burundaki büyük konkalar: Burun içindeki yapılar olan konkalar büyük olduklarında yine burun pasajını daraltarak sinüs ağzı yollarında tıkanıklık ve buna bağlı olarak sinüslerde enfeksiyonlara yol açabiliyorlar.

Reflüden bağışık sistem yetmezliğine: Bağışıklık sistem yetmezliği, gastroözofajial reflü ve kistik ribrozis gibi etkenler de nadiren de olsa sinüzite neden olabiliyorlar. Bunların yanı sıra üst dişlerin bazı enfeksiyonları ve tedavileri de sinüzite zemin hazırlayabiliyor.

GALERİ


HABER YORUMLARI

Bu habere Henüz Yorum yapılmamış. İlk sen yorum yap..

YORUM YAPINIZ

* Yorumlarınız kontrol edildikten sonra yayımlanacaktır