Onkoloji Hastalarında Beslenme

Feride TAŞKIN
Doç. Dr. Sezgi ÇINAR
M.Ü. Hemşirelik Yüksekokulu
 
ÖZET
 
         Sağlıklı yaşamın en önemli gereksinimlerinden birisi iyi beslenmedir. Kanser hastalarının % 40’ında tanı-tedavi sırasında beslenme yetersizliği gelişmekte ve malnütrisyon ortak bir komplikasyon olup % 20 - 80 oranında görülmekte, sağ kalım ve yaşam kalitesini etkilemektedir. Onkoloji hastalarının beslenme bozukluğuna yol açan etmenler; tümöre, tedaviye, tedavinin yan etkilerine, metabolik duruma bağlıdır. Beslenme desteğinde amaç, hastanın olan kilosunu korumak, genel durumun bozulmasını ve malnütrisyon gelişmesini önlemektir. Beslenme desteğine karar verilen hastaların genel durumu, malnütrisyonun derecesi, hastalığın prognozu, evresi, tedaviye bağlı gelişen yan etkileri göz önünde bulundurularak oral, enteral ya da parenteral beslenmesi sağlanmalıdır.
 
         Bu makale; beslenme bozukluğu görülen onkoloji hastalarına bakım veren sağlık profesyonellerinin girişimlerine rehberlik etmesi amacıyla yazılmıştır.
 
Anahtar Kelimeler: Kanser, beslenme bozukluğu, malnütrisyon.
 
 
SUMMARY
 
THE NUTRITION OF ONCOLOGY PATIENTS
 
The right nutrition is an important part of a healthy life. During the diagnosis and treatment, the nutrition insufficiency develops in the 40 % of the cancer patients, and malnutrition is the common complication with 20 - 80 % ratio. This affects the survive and the life quality of the patient. The factors that cause nutrition deficiency at the oncology patients depend on tumor, the treatment, the side effects of the treatment and the metabolic status. The objective of the nutrition supplement is to preserve the weight of the patient, to prevent the failure of the general status and the development of the malnutrition. General status, the degree of malnutrition, stage of cancer, side effects due to the treatment must be taken into consideration when oral, enteral or parenteral nutrition supply are chosen.
This article has been written to guide the medical professionals who care oncology patients with nutrition deficiency.
 
Key words: Cancer, nutrition deficiency, malnutrition.
 
 
 
GİRİŞ
 
         Sağlıklı yaşamın en önemli gereksinimlerinden birisi iyi beslenmedir (Başaran, 2004). Beslenme insanın büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan öğeleri vücuda alıp kullanabilmesidir (Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Gıda Güvenliği Daire Başkanlığı, 2004).
 
        Kanser kalp hastalığından sonra ölüm riski taşıyan ikinci hastalıktır (Braunwald et al., 2004). Onkoloji hastalarının % 40’ında tanı-tedavi sırasında beslenme yetersizliği gelişir (Bavbek, 2005). Tüm onkoloji hastalarında %20-80 oranında görülen protein kalori malnütrisyonu ortak bir komplikasyon olup (Kubrak ve Jensen, 2007), sağ kalım ve yaşam kalitesini etkilemektedir (Caro, Laviano ve Pichard, 2007), (Pedraso et al., 2000), (Perez ve Zanuy, 1999). Vigano ve ark. (2007) çalışmasında onkoloji hastalarının 6 haftada 8.1 kg.dan fazla kilo kaybettiklerini belirtmiştir. Yarış ve ark. (2002) çalışmasında malnütrisyon oranının % 29.8 olduğunu, bu oranın tedavi sırasında % 38.3’e yükseldiğini bildirmiştir. Onkoloji hastasının beslenme durumunun değerlendirildiği bir çalışmada, özefagus tümörlü hastaların % 57’si, mide tümörlü hastaların % 50’si ve larenks tümörlü hastaların % 47’sinde yüksek oranda kilo kaybı saptanmıştır (Segura et al., 2005).
 
         Onkoloji hastalarında beslenme bozukluğu; antikor yapımında azalma, enfeksiyonlar, yara iyileşmesinde gecikme ve hastanede kalış süresinde uzama gibi prognozun kötüleşmesine neden olmaktadır (Arends et al., 2006), (Bavbek, 2005). Onkoloji hastalarının %20’den fazlası, primer hastalıklardan çok nütrisyonel komplikasyonlardan ölmektedir (Çehreli, 2004).
 
         Onkoloji hastalarında beslenme bozukluğuna neden olan faktörler Tablo 1’de gösterildi (Çehreli, 2004), (Kömürcü, 2006), (Rivadeneira et al., 1998), (Braunwald, 2004).
Tablo 1. Kanserli hastalarda malnütrisyonun nedenleri
1.Tümöre bağlı mekanik nedenler
- Disfaji
- Fistüller
- Malabsorbsiyon
- Gastrointestinal ülserasyonlar
- Kanama
- Diyare
- İntestinal obstrüksiyon
2-Operasyona bağlı nedenler
- İleus
- Gastrik boşalmanın gecikmesi
- Diyare
- Malabsorbsiyon
3- Metabolik değişiklikler
- Kanser kaşeksi sendromu
- Anoreksi
- Tat bozukluğu
                4- Radyoterapi
- Diyare
- Bulantı
- Tat değişikliği
- Kusma
- Malabsorbsiyon
- Yanıklar
5- Kemoterapi
- Bulantı
- Kusma
- Özefajit
- Diyare
6- Enerji gereksinmesinin artması
- Metabolizmada artış
- Katabolik etki
- Kaşektin salgılanması
7- Depresyon ve diğer psikolojik
faktörler
- Sosyal yaşantının bozulması
- Anksiyete
                              
 
         Genellikle tümörün lokal etkilerini ve uygulanan tedavilerin yan etkilerini kapsamaktadır (Başaran, 2004), (Perez ve Zanuy, 1999). Kanser ve kanser tedavilerinin besin öğelerinin tüketimi, sindirimi, emilimi, metabolize edilme süreçlerinin tümünde olumsuz etkilere neden olduğu bilinmektedir (Baron ve Pencharz, 2007). Kanser hastalarında sık rastlanılan halsizlik, yorgunluk gibi semptomlar yemek pişirme, yapma ve yeme isteği üzerinde olumsuz etki yapar. Ayrıca tedavinin yan etkileri ve cerrahi sonrası gelişen negatif fiziksel imaj da depresyona neden olarak beslenme bozukluğuna yol açar (Başaran, 2004).
 
       Onkoloji hastalarında beslenme bozukluğuna yol açan metabolik nedenler;
a)Protein metabolizmasındaki değişiklikler: Onkoloji hastalarında, tümöral hücrelerin nitrojen gereksinimi, hastaların azalmış protein alımlarından dolayı kaslardan karşılanır. Bu nedenle hastaların hızla, kas kitlesinde azalma olur (Apak, 2004). Onkoloji hastalarında protein metabolizmasında görülen bozukluklar; vücut protein kullanımının artması, karaciğerde protein sentezinde artma, kas protein yıkımının devam etmesi ve plazmada dallı zincirli aminoasitlerin (lösin, izolösin, valin) azalmasıdır (Donald ve Kotler, 2000).
 
b)                  Karbonhidrat metabolizmasındaki değişiklikler: Onkoloji hastasının karaciğerinde glikoneogeneziste artış olur (Başaran, 2004). Karbonhidrat metabolizmasında görülen değişiklikler; glikoz intoleransı, laktik asidoz, insülin direnci, glikoz klirensinin gecikmesi, anormal insülin sekresyonudur (Apak, 2004), (Donald ve Kotler, 2000).
 
c)       Lipid metabolizmasındaki değişiklikler: Onkoloji hastalarında hiperlipidemi ve lipid depolarında azalma olur. Bu hastaların serumundaki artmış lipid seviyesi, hastalığın prognozunda önemli rol oynar. Hiperlipidemi, immünsüpresyona yol açabilir ve özellikle monosit ve makrofajlar üzerinde inhibitör etkilere sahiptir (Apak, 2004), (Jing-ting et al., 2007). Kanserli hatalarda lipid metabolizmasında görülen değişiklikler; vücut yağının harcanmasında artma, total lipitlerde azalma, lipogenezisde azalma, serbest yağ asitleri (FFA) artışı, FFA oksidasyonunun baskılanarak glukozun tüketilmesi ve serum lipid peroxidez (LPP) aktivitesinin azalmasıdır (Donald, Kotler, 2000), (Zuijdgeest-van, 2000).
 
Beslenme Durumunun Değerlendirilmesi
 
        Onkoloji hastalarında gelişen beslenme bozukluğunun düzeltilmesinde ilk basamak beslenme durumunun değerlendirilmesidir. Bu değerlendirme hem hastanın vücudundaki yağ ve protein kitlesi hakkında bilgi vererek, malnütrisyon gelişmiş hastalarda bunun derecesini belirlemeye hem de malnütrisyon gelişme riski olan hastaların saptanmasına ve önlemlerin alınmasına yardımcı olur (Başaran, 2004).
 
         Beslenme durumunun değerlendirilmesinde kullanılan klinik yöntemler; anamnez alma, fizik muayene, antropometrik ölçüm ve laboratuar bulgularıdır.
 
         Anamnez alma, 24 saatlik besin alımının, besin alım sıklığının ve daha kapsamlı bilgilerin birlikte saptandığı bir yöntemdir. Hastanın yeme şekli ve alışkanlıkları (Kadıoğlu, 2004), (Mercadante, 1996), iştahsızlık, kilo kaybı, yorgunluk ve erken doyma hissi gibi şikayetleri, çeşitli vitamin ve bitkilerin uygunsuz kullanımı, alkol tüketimi, psikolojik durumu, kültürel faktörleri, sosyoekonomik düzeyi, diyabet gibi eşlik eden hastalıkları, antibiyotik, antidepresan, analjezik türü kullandığı ilaçlar beslenme durumunun değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulmalıdır (Başaran, 2004), (Damcı, 2003).
 
         Fizik muayenede hastanın genel görünümü, deri, mukozalar ve dişler değerlendirilir. Malnütrisyonlu hastada fizik muayene sırasında protein eksikliğine bağlı periferal ödem, vitamin K eksikliğine bağlı ciltte kolay kanama, vitamin C eksikliğine bağlı perifolliküler hemorojiler, niasin eksikliğine bağlı kaba cilt, güneş gören cilt bölgelerinde hiperpigmentasyon, glossit, demir eksikliğine bağlı kaba ve kolay kırılan saçlar, kaşık tırnak, ağır vitamin A eksikliğine bağlı konjuktivalarda solukluk, oftalmopleji, Bitot lekeleri, pridoksin veya Vitamin E eksikliğine bağlı azalmış tat duyusu, disoryantasyon, periferal nöropati, vitamin B12 eksikliğine bağlı derin duyunun azalması olabilir (Kadıoğlu, 2004).
 
         Boy, kilo, yaşa göre vücut ağırlığı, yaşa göre boy uzunluğu, boya göre ağırlık (rölatif tartı), orta kol çevresi, deri altı kalınlığı ve vücut kitle indeksi (VKİ) beslenme değerlendirmesinde en sık kullanılan antropometrik ölçümlerdir. Bu ölçümler basit ve hasta başında yapılabilecek ölçümlerdir (Kadıoğlu, 2004). Antropometrik değerler beslenme ile ilgili olmayan faktörlerden etkilenebilir ve ölçümler ölçen kişiden kişiye değişebilir.  
 
         Kilo kaybının derecesi ve ne süre içinde olduğu protein kalori malnütrisyonun değerlendirilmesinde önemlidir. Kilo kaybının değeri, eğer 1 hafta içinde %1-2, 1 ay içinde %5 veya 6 ayda %15’in üstünde ise ciddi kilo kaybının göstergesidir (Başaran, 2004), (Kubrak ve Jensen, 2007).
 
         Deri altı kalınlığı; triseps, biseps, subskapular ve suprailiak bölgeden ölçülebilir. Yaş arttıkça sadece triseps kullanılır ve vücut yağ oranını gösterir. Malnütrisyonlu hastalarda triseps üstü deri kıvrımı kalınlığı erkeklerde 2.5 mm altı, kadınlarda 3 mm altı ağır yetersizlik kabul edilir (Kadıoğlu, 2004).
 
         VKİ; kilonun boyun karesine bölünmesiyle hesaplanır (ağırlık (kg) / boy (m²) ). Normalin alt sınırı 18.5’tir ancak kanser hastalarında 22 değeri ve altı protein kalori malnütrisyonun göstergesi olarak kabul edilebilir (Başaran, 2004), (Kubrak ve Jensen, 2007).
 
         Laboratuar bulgularında albümin, transferin, prealbümin, retinol bağlayıcı protein, kreatinin, glikoz intoleransı, vitamin ve eser elemanlarının eksiklikleri ile azalmış lenfosit sayısı, hastanın beslenme durumu hakkında bilgi verebilir. Albümin; karaciğer tarafından sentezlenen önemli bir proteindir. Plazma onkotik basıncı sağlar. Strese, enfeksiyona, kemoterapi ajanlarına, protein kaybettirici enteropatiye ve karaciğer disfonksiyonuna bağlı olarak değişir. Albümin değerinin 3 g/dl’nin altında olması malnütrisyonu yansıtır (Başaran, 2004), (Yıldırım, 2004). Transferin; karaciğerden sentezlenen bir ß- globulindir. Plazmada demirin transportunu sağlar. Serumdaki düzeyi beslenme faktörlerinden ve demir metabolizmasından etkilenir (Yıldırım, 2004).
 
         Beslenmenin değerlendirilmesinde diğer laboratuar indikatör, biyoelektrical empedanstır. Vücut yağı, yağdan bağımsız kütle ve total vücut suyunu ölçmede kullanılır (Başaran, 2004), (Kadıoğlu, 2004), (Kubrak ve Jensen, 2007).
 
Onkoloji Hastalarında Beslenme Desteği
 
         Beslenme desteğinde amaç, hastanın olan kilosunu korumak, genel durumun bozulmasını önlemek ve malnütrisyonlu hastalarda hayati tehlike yaratabilecek komplikasyonların gelişmesini önlemektir. Hastanın genel durumu, malnütrisyonun derecesi, hastalığın prognozu, evresi, tedaviye bağlı gelişen yan etkiler göz önünde bulundurularak her hastaya özel bir beslenme programı oluşturulmalıdır (Başaran, 2004), (Perez ve Zanuy, 1999). 
    
         Onkoloji hastalarında beslenme desteğine başlanması için gerekli kriterler şunlardır:
1. Hastalık öncesi döneme göre % 5’ in üzerinde kilo kaybı,
2. Serum albümin düzeyinin 3.2 g/dl’ nin altında olması,
3. Deri altı kalınlığının erkeklerde 2.5 mm altı, kadınlarda 3 mm, çocuklarda 5 persentilin altında olması    
4. Çocuklarda boya göre kilo oranının % 90’ın altında olması veya boya göre kilonun 10 persentilin altında olması (Kubrak ve Jensen, 2007), (Yıldırım, 2004).
 
         Günümüzde uygulanan kanser tedavilerine destek olarak “nutritional oncology adjuvant therapy” tanımı kullanılmaktadır. Bu tedavi programında spesifik besin öğelerinin destek tedavisi, tümör yanıtının artırılması, kemoradyoterapi komplikasyonlarının önlenmesi gibi değişik amaçlarla kullanımı dikkat çekmektedir. Bu spesifik besin öğelerinin alımı oral, enteral, parenteral yollarla verilmesi uygun bir algoritm izlenerek sağlanabilir (Çehreli, 2004). Kanser hastalarında beslenme desteği algoritması Şekil 1’de gösterilmiştir (Rivadeneira, 1998).
 
                                                          Kanser Teşhisi
 
Beslenmenin Değerlendirilmesi
 
Normal-hafif malnütrisyon                                    Orta-ileri derecede malnütrisyon
 
       Oral Beslenme                                                             Beslenme Desteği
 
                                                   Yetersiz
        Yeterli         
 
Oral beslenmeye devam                   ≤4-6 hafta                           ≥4-6hafta
 
                                                  Enteral tüple beslenme       Parenteral beslenme
Şekil 1. Kanser Hastalarında Beslenme Desteği Algoritması
 
        Normal sağlıklı bir kişinin günde 2000-2500 kaloriye (25 kal/kg) ihtiyacı vardır (Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Gıda Güvenliği Daire Başkanlığı, 2004). Onkoloji hastalarının ise pozitif nitrojen dengesi sağlayabilmek, kiloyu koruyabilmek ve karaciğerin protein üretimini arttırabilmek için daha fazla besin tüketmeleri, yaklaşık 2700-4000 kalori/gün almaları gerekmektedir (Başaran, 2004), (Damcı, 2003), (Nitenberg, 2000).
 
I.             Oral beslenme desteği : Beslenme durumu değerlendirildiğinde, az - orta derecede malnütrisyonu olan hastalarda oral beslenme sağlanmalıdır. Oral beslenme hastanın hem fizyolojik hem de psikolojik ve sosyal açıdan kendini iyi hissetmesini sağlar (Başaran, 2004). Noninvaziv ve ucuzdur (Caro et al., 2007). Kanserli bir hastada oral gıda alımının 30 kal/kg/gün ve protein 1.5 gr/kg/gün içerecek şekilde planlanması gerekmektedir (Nitenberg, 2000). Onkoloji hastalarının her besin grubundan bir yiyeceği tüketmesi sağlanmalıdır. Özellikle son dönem kanserli hastalarla yapılmış bir çalışmada C vitamini alımının yaşam kalitesini arttırdığı saptanmıştır (Yeom, Jung ve Song, 2007). İlerlemiş kanserli hastalarda yapılmış bir çalışmada da oral olarak verilen balık yağının sağ kalımda anlamlı bir artış sağladığı görülmüştür (Gogos et al., 1998).
 
       Oral beslenmede kanser ve kanser tedavisinin yan etkilerine bağlı bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu sorunlara yönelik hemşirelik girişimleri şunlardır:
 
Sorun: İştah azalması
- Acıkmamış olsa bile hastayı yemek yemeye teşvik etme,
- Az miktarda sık sık yedirme,
- Önce katı, arkasından sıvı besinleri verme, ara içecek olarak meyve suları kullanma,
- Aşırı yağlı gıdalardan sakınma,
- Kalorisi yüksek iyi kaliteli protein içeren besinleri seçme,
- Ek enerji kaynağı sağlayacak besinler verme,
- Ticari hazır beslenme ürünlerden yararlanma,
- Tat duyusunu değiştirmesi için çeşitli baharat ve çeşniler kullanma, değişik görünüm ve renkte yiyeceklere yer verme,
- Renkli masa örtüsü, hafifi müzik gibi iştah artırıcı küçük uyarıcıları kullanma,
- Yemek kokularından veya kötü kokulu besinlerden kaçınma,
- Sofrada aile ile birlikte yemek yemeye teşvik etme,
 
Sorun: Oral mukoz membranda değişiklik
- Sıcak, acı, baharatlı, asitli yiyeceklerden, ham meyveler ve sebzelerden, tuzlu yiyeceklerden, sigara ve alkolden uzak tutma,
- Bol sıvı almasını, limon ve gliserin tamponları kullanmasını, tatlı gıda ve içecekleri tercih etmesini, yanında su bulundurmasını sağlama,
- Yemeklerden önce ağzı çeşitli temizleyici maddelerle çalkalama (xylacoine, histalin + gliserinli veya bikarbonatlı sıvı),
- Yemeklerden sonra dişleri yumuşak fırça ile fırçalama,
- Kuru yiyecekleri yataktan ilk kalktığında (tost, kraker vb.) vermeme,
- Odanın serin ve yemek kokularından uzak olması,
- Yemek öncesi temiz hava için kısa yürüyüş yapmasını, yemek sonrası en az yarım saat dinlenmesini sağlama,
- Çok tatlı, yağlı ve baharatlı gıdaların azaltılması,
- Yemekler, yavaş yavaş az az yedirme, sıkı giysiler giydirmeme.
 
Sorun: Diyare
- Az miktarda, sık sık yedirme, beraberinde bol miktarda oda ısısında veya ılık su verme,
- Sebze ve meyveleri pişmiş olarak verme,
- Yoğurt, pilav, makarna, muz gibi posasız besinlerin alınmasını sağlama,
- Gaz yapıcı yiyeceklerin, kafeinli ve çikolatalı içeceklerin alınmaması sağlama.
 
Sorun: Konstipasyon
- Bol sıvı verme,
- Bezelye, kepekli ekmek, kayısı gibi posalı besinlerin, yeşil meyve ve sebzelerin alınmasını sağlama,
- Hergün hafif egzersiz yapmaya teşvik etme.
 
Sorun: Gaz, şişkinlik ve geğirme
- Gaz yapıcı, kepekli yiyecekler, mısır, yeşil biber, soğan, turp, lahana verilmemesi,
- Hastanın hava yutmamasına, yemeklerini yavaş yavaş iyi çiğneyerek yemesine dikkat edilmesi (Başaran, 2004), (Muhsiroğlu, 2007), (Turhal, 2001), (Uçar, 2001).
 
II. Enteral beslenme desteği : Onkoloji hastasının gastrointestinal sistemi çalışmasına rağmen aldığı besinler enerji gereksinimini karşılamakta yetersiz kalıyorsa, enteral beslenme desteği sağlanmalıdır (Başaran, 2004), (Arends et al., 2006). Lee ve ark.(1998) çalışmasında radyoterapi sırasında profilaktik enteral beslenmenin kilo kaybını, dehidrasyon, zayıflama ve mukozit komplikasyonları ile hastaneye yatış oranını azalttığı belirtilmiştir. Isenring ve ark. (2004) gastrointestinal ve baş-boyun bölgesine radyoterapi alan hastalarda standart bakıma kıyasla yoğun nütrisyon bakım alan hastalarda vücut ağırlığı ve yaşam kalitesinde daha az oranda düşme saptamıştır.
 
          Yetersiz beslenmenin var olduğu ve gıda alımının 7-10 günden fazla bir süredir belirgin olarak azaldığı durumlarda enteral beslenmeye başlanmalıdır (Arends et al., 2006). Enteral beslenme genellikle sıvı kıvamda besinlerin oral ya da beslenme tüpleri ile hastaya verilmesidir. Tüple besleme nazoenterik kateter ve ostomi tüpleri aracılığıyla iki şekilde yapılır (Yıldırım, 2004). Retrospektif bir çalışmada, hastaların nazogastrik tüple besleme yerine perkütan endoskobik gastrostomi (PEG)’yi tercih ettiği bildirilmiştir (Mekhail et al., 2001). Lees (1997), baş-boyun kanserli hastanın PEG ve nazogastik tüple besleme ile olan sonuçlarını kıyaslamış ve her iki metodun da vücut ağırlığını korumada eşit düzeyde etkili olduğunu, ancak PEG’in hasta mobilitesini arttırdığını, daha iyi bir kozmetik görünüm sağladığını ve subjektif yaşam kalitesini iyileştirdiğini bildirmiştir.        
 
         Tüple beslenmede 20-30 ml/gün hızında başlayıp hastanın toleransına göre 12 saatte bir 10-25 ml iki - üç günlük bir süre içinde artırılabilir (Başaran, 2004). Enteral ve parenteral beslenme için önerilen sıvı ve besin miktarları aşağıdaki gibidir (Bavbek, 2005), (Nitenberg, 2000).
Kalori gereksinimi :         25-35 Kkal/kg/gün
Glukoz :                           5g/kg/gün
Lipidler (uzun ve/veya orta zincirli trigliseridler) : 0.5-1gr/kg/gün
Sıvı :                                 1 ml/kcal; 35 ml/kg; 1500 ml/m2
Protein :                            1.5 gr/kg (böbrek yetm.de 0.8 gr/kg)
 
         Enteral beslenmenin bulantı, geğirme, diyare, kramplar, nazofarenkste rahatsızlık hissi, elektrolit dengesinde bozukluk, sıvı volümünde artış, akut otitis media, aspirasyon pnömonisi gibi komplikasyonları ortaya çıkabilir. Bunların önlenmesi için, solüsyonun verilme hızı düşürülmeli ve kontrollü verilmeli, solüsyon seyreltmeli, ılık su ile ağız gargarası yapılması, topikal anestetikler kullanılmalı, hastada eksikliği olan elektrolitler eklenmeli veya elektrolit fazlası varsa daha az elektrolit yoğunluğu olan sıvılar tercih edilmeli, aldığı çıkardığı takibi yapılmalı, gerektiğinde diürez sağlanmalı, nazogastrik sonda değiştirilmeli, yatak başı yükseltilmeli, öksürük refleksinin olup olmadığı kontrol edilmelidir (Başaran, 2004).
 
         Enteral beslenmenin fiziksel komplikasyonlarının yanında psikososyal komplikasyonları da bulunmaktadır. Roberge ve ark. çalışmasında (2000), evde nazogastirk tüple beslenen baş-boyun ve özofagus kanserli hastanın % 60’ında psikolojik problemler, %25’inde ise sosyal çekilme yaşadığını bildirmiştir.
 
        Enteral beslenme; durdurulamayan kusma, üst gastrointestinal kanama, intestinal obstrüksüyon / ileus, gastrointestinal sistemde fistül varsa önerilmez (Başaran, 2004).
 
III. Parenteral beslenme desteği : Malnütrisyon gelişmesi açısından riskli olan ve beslenme desteğine ihtiyaç duyulan hastalarda, beslenme açığı enteral yolla kapatılamıyorsa parenteral beslenme kullanılmalıdır (Caro et al., 2007), (Peltz, 2002). Total parenteral beslenme (TPN)’de kullanılan çok sayıda solüsyon vardır. TPN tedavisinde günlük sıvı ve kalori ihtiyacı yaşa, vücut ağırlığına göre ayarlanmalı, tümörün getirdiği ek gereksinim dikkate alınmalıdır. TPN hastaya periferik veya santral venöz yollarla uygulanabilir.
 
         Parenteral beslenmenin pnömotoraks, subklavian arter yaralanması, emboli, venöz tromboz veya kateterin yanlış yerleştirilmesi gibi mekanik; hiperglisemi, hiperozmolar non-ketotik koma, hipoglisemi, hiperkalemi, hipokalemi, karbondioksit retansiyonu, azotemi, esansiyel yağ asidi eksikliği gibi metabolik; karaciğerde yağlanma, kolestaz, kolelitiasis gibi gastrointestinal ve enfeksiyon komplikasyonları vardır (Başaran, 2004), (Caro et al., 2007).
 
         Son dönem over kanserli hastalarda yapılan bir çalışmada TPN ile yapılan destek tedavinin ortalama yaşam süresini 4 hafta uzattığı belirtilmiştir (Brard et al., 2006). Buna karşın başka bir çalışmada TPN alan gastrointestinal kanserli hastalarda tümör hücre proliferasyonunda artış saptanmıştır (Bozzetti, 1999).
 
         Enteral beslenmenin parenteral beslenmeye göre daha az maliyetli ve septik komplikasyonların daha az olduğu saptanmıştır (Lipman, 1998).
 
         Gerek oral, gerek enteral veya parenteral beslenmeyle onkoloji hastalarında fiziksel ve fonksiyonel bütünlüğünün sağlanması ile yaşam kalitesinin yükseltilmesi amaçlanmaktadır (Lipman, 1998). Onkoloji hastalarının beslenmesinde hangi safhada olursa olsun, hastaların ve yakınlarının konu hakkında bilinçlendirilmeleri ve eğitilmeleri gereklidir. Uygun ve iyi bir beslenme ile tedavinin daha etkin olacağı, iyileşme şansının artacağı, yaşam süresinin uzayabileceği anlatılmalıdır.
 
KAYNAKLAR
 
Apak, H. (2004) Onkoloji hastalarında beslenme desteği. Sağlıkta ve Hastalıkta Beslenme Sempozyumu, İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri, İstanbul, 247-50.
Arends, J., Bodoky, G., Bozzetti, F., Fearon, K., Muscaritoli, M., Selga, G., Zürcher, G., Fietkau, R., Aulbert, E., Frick, B., Holm, M., Kneba, M., Mestrom, H.J., Zander, A. ESPEN (European Society for Parenteral and Enteral Nutrition) (2006) ESPEN Guidelines on Enteral Nutrition: Non-surgical oncology. Clin Nutr, 26(1):161-2.
Barron, M.A., Pencharz, P.B. (2007) Nutritional issues in infants with cancer. Pediatric Blood Cancer, 49(7):1093-6.
Başaran, G.A. (2004) Kanser hastalarında beslenme. Klinik Gelişim, 17:24-32.
Bavbek, S. (2005) Kanserli hastada beslenme desteği. Kanserde Destek Tedavi Kursu, 18 Kasım, Ankara.
Bozzetti, F., Gavazzi, C., Cozzaglio, L., Costa, A., Spinelli, P., Viola, G. (1999) Total parenteral nutrition and tumor growth in malnourished patients with gastric cancer. Tumori.,85(3): 163-6.
Brard, L., Weitzen, S., Strubel-Legan, S.L., Swemy, N., Goordinier, M.E. (2006) The effect of total parenteral nutrition on the survival of terminally ill overian cancer patients. Gynecol Oncol, 103(1): 176-80.
Braunwald, E., Fauci, A.S, Kasper, D.L., Hauser, S.L., Longo, D.L., Jameson J.L. (2004) Onkoloji ve Hematoloji. Harrison İç Hastalıkları Prensipleri. Çeviri Ed:Y. Sağlıker, 15. Edisyon, Nobel Tıp Kitabevleri, İstanbul, 491-97.
Caro, M.M, Laviano, A., Pichard, C. (2007) Impact of nutrition on quality of life during cancer. Curr Opin Clin Nutr Metab Care, 10(4): 480-87.
Caro, M.M., Laviano, A., Pichard, C., Candela, C.G. (2007) Relationship between nutritional intervention and quality of life in cancer patients. Nutr Hosp, 22(3): 337-50.
Çehreli, R. (2004) Kanserli hastalarda beslenme. XIII. TPOG Ulusal Pediatrik Kanser Kongresi, 18-22 Mayıs, Kapadokya.
Damcı, T. (2003) Kanserli hastada beslenme. Güncel Klinik Onkoloji Sempozyumu, İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri, İstanbul, 115-18.
Donald, P., Kotler, M.D. (2000) Cachexia. Ann Intern Med, 133:622-34.
Gogos, C.A., Ginopoulos, P., Salsa, B., Apostolidou, E., Zoumbos, N.C., Kalfarentzos, F. (1998) Dietary omega-3 polyunsaturated fatty acids plus vitamin E restore immunodeficiency and prolong survival for severely ill patients with generalized malignancy: a randomized control trial. Cancer, 82(2): 395-402.
Isenring, E.A., Capra, S., Bauer, J.D. (2004) Nutrition intervention is beneficial in oncology outpatients receiving radiotherapy to the gastrointestinal or head and neck area. British Journal of Cancer, 91(3): 447-52.
Jing-ting, J., Ning, X., Xiao-ying, Z., Chang-ping, W. (2007) Lipids changes in liver cancer. J Zhejiang Univ Sci, 8(6): 398–409.
Kadıoğlu, P. (2004) Erişkinde nutrisyonel durumun değerlendirilmesi: Antropometrik, klinik ve biyokimyasal yöntemler. Sağlıkta ve Hastalıkta Beslenme Sempozyumu, İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri, İstanbul, 19-25.
Kömürcü, Ş. (2006) Kanserli hastalarda beslenme problemi. 8. Ulusal İç Hastalıkları Kongresi, 13 – 17 Eylül, Antalya.
Kubrak, C., Jensen, L. (2007) Critical evaluation of nutrition screening tools recommended for ongology patients. Cancer Nurs, 30(5): 1-6.
Lee, J.H., Machtay, M., Unger, L.D., Weinstein, G.S., Weber, R.S., Chalian, A.A., Rosenthal, D.I. (1998) Prophylactic gastrostomy tubes in patients undergoing intensive irradiation for cancer of the head and neck. Arch Otolaryngol Head Neck Surg, 124(8): 871-5.
Lees, J. (1997) Nasogastric and percutaneous endoscopic gastrostomy feeding in head and neck cancer patients receiving radiotherapy treatment at a regional oncology unit: a two year study. Eur J Cancer Care, 6(1): 45-9.
Lipman, T.O. (1998) Grains or veins: is enteral nutrition really better than parenteral nutrition? A look at the evidence. JPEN J Parenter Enteral Nutr, 22(3):167-82.
Mekhail, T.M., Adelstein, D.J., Rybicki, L.A, Larto, M.A., Saxton, J.P., Lavertu, P. (2001) Enteral nutrition during the treatment of head and neck carcinoma: is a percutaneous endoscopic gastrostomy tube preferable to a nasogastric tube? Cancer, 91(9): 1785-90.
Mercadante. S. (1996) Nutrition in cancer patients. Support Care Cancer, 4(1):1-3.
Muhsiroğlu, Ö. (2007) Beslenme ve Kanser, Hasta Bilgilendirme Kitapçığı, GATA Basımevi, Ankara, 28-39.
Nitenberg, G., Raynard, B. (2000) Nutritional support of the cancer patient: issues and dilemmas. Critical Reviews in Oncology/Hematology, 30(3): 137-68.
Pedrosa, F., Bonilla, M., Liu, A., Smith, K., Davis, D., Ribeiro, R.C., Wilimas, J.A. (2000) Effect of malnutrition at the time of diagnosis on the survival of children treated for cancer in El Salvador and Northern Brazil. J Pediatr Hematol Oncol, 22(6): 491-4.
Peltz, G. (2002) Nutrition support in cancer patients: a brief review and suggestion for standard indications criteria. Nutrition Journal, 1:1.
Perez, C., Zanuy, V. (1999) Nutritional management of oncologic patients. Nutr Hosp, 14: 43-52.
Rivadeneira, D.E., Evoy, D., Fahey, T.J., Lieberman, M.D., Daly, J.M. (1998) Nutritional support of the cancer patient. CA Cancer Clin, 48: 69-80.
Roberge, C., Tran, M., Massoud, C., Poirée, B., Duval, N., Damecour, E., Frout, D., Malvy, D., Joly, F., Lebailly, P., Henry-Amar, M. (2000) Quality of life and home enteral tube feeding: a French prospective study in patients with head and neck or oesophageal cancer. British Jounal of Cancer, 82(2): 263-9.
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Gıda Güvenliği Daire Başkanlığı (2004). Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi, Ankara,
Segura, A., Pardo, J., Jara, C., Zugazabeitia, L., Carulla, J., Las Peñas, R., García-Cabrera, E., Luz Azuara, M., Casadó, J., Gómez-Candela, C. (2005) An epidemiological evaluation of the prevalence of malnutrition in Spanish patients with locally advanced or metastatic cancer. Clin Nutr, 24(5):801-14.
Turhal, S., Karamanoğlu, A., Uzun, G., Yancı, G. (2001) Onkoloji hastalarında beslenme ve öneriler. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, İstanbul.
Uçar, N. (2001) Kanser ve beslenme. Onkoloji Hemşireliği Hizmet İçi Eğitim Kursu, M. Ü. Tıp Fakültesi Onkoloji Ana Bilim Dalı, 1. Cilt, İstanbul, 99-108.
Viganó, A., Bruera, E., Jhangri, G.S., Newman, S.C., Fields, A.L., Suarez-Almazor, M.E. (2007) Clinical survival predictors in patients with advanced cancer. Arch Intern Med, 160(6): 861-8.
Yarış, N., Akyüz, C., Coşkun, T., Kutluk, T., Büyükpamukçu, M. (2002) Nutritional status of children with cancer and its effects on survival. Turkish Journal of Pediatrics, 44(1): 35-39.
Yeom, C.H., Jung, G.C., Song, K.J. (2007) Changes of terminal cancer patients' health-related quality of life after high dose vitamin C administration. J Korean Med Sci, 22(1):7-11.
Yıldırım, T. (2004) Kanserli çocuklarda beslenme durumunun değerlendirilmesi. Uzmanlık Tezi, Sağlık Bakanlığı Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul, 7-33.
Zuijdgeest-van, S.D., Van den Berg, J.W., Wattimena, J.L., Van der Gaast, A., Swart, G.R., Wilson, J.H., Dagnelie, P.C. (2000) Lipolysis and lipid oxidation in weight - losing cancer patients and healthy subjects. Metabolism, 49(7): 931-6.
  •   31 Mar 2018 Cmt
  •   155

MAKALE YORUMLARI

Bu Makaleye Henüz Yorum yapılmamış. İlk sen yorum yap..

YORUM YAPINIZ

* Yorumlarınız kontrol edildikten sonra yayımlanacaktır