Hemşirelikte Karar Verme Analizi

Usta klinisyenler tanı koyarken veya tedavileri seçerken içgüdüleri ile hareket ettikleri izlenimini verirler.Bunların bazen geleneksel tıp ilkelerinin dışında hareket ettikleri bile sanılabilir. Oysa diğer çalışanların gözünden kaçan ender tanıları onlar koyarlar ve diğerlerinin olağan bir şekilde koydukları tanıları da reddedebilirler. Kimi zaman standart gibi gözüken tedavilerden kaçınırlar, kimi zaman da hiç akla gelmeyen bir testi isteyebilirler. Bu tür usta klinisyenlerle birlikte çalışıldığında onların ender olarak yanıldıkları görülür. Sağlık hizmeti sunumundaki bu ustalığın nedenleri konusunda değişik spekülasyonlar yapılsa da aslında bu usta sağlıkçıların zamanla doğal hatta içgüdüsel olarak sürdürdükleri bu yaklaşımın temelinde bugünkü konumuz olan “karar analizi” kavramının yer aldığı görülecektir. Sanılanın aksine bu özellikler doğuştan gelen değil, sonradan öğrenilerek edinilen donanımlardır.

      
Klinik Uygulamalarda Geleneksel Bilimsel Yöntemin Sınırlılıkları
      Bilimsel yöntem dünyamızı değiştiren gelişmelerin temelinde yer almaktadır ve daha uzun yıllar hizmetimizde olacaktır. Bilimsel yöntem, üzerine kararlarımızı inşa ettiğimiz verileri sağlar. Öte yandan klasik bilimsel düşüncenin ve onun klinik ortamda sağlık hizmetlerine uygulanmasının önemli kısıtlılıkları vardır. Örneğin,klasik bilimsel düşünce, bir kuramın( teorinin) kabul edilmesinden önce mutlak kanıta veya eşdeğeri olan bir kanıta ulaşılmasını öngörür (Örneğin: mikrobiyolojideki temel kurallar). “Kanıt”ın bu şekilde algılanması, klinik uygulamalar içinde olan kişiler için bazı sorunlar taşımaktadır:
1. Klinik tanılar kimi zaman, doğası gereği pratik olmayan, tehlikeli olmayan ve sorunun niteliğine uymayan testler ve işlemlerle kanıtlanabilmektedir.
2. Testler genellikle mükemmellikten uzaktır; hiçbir zaman %100 duyarlı veya özgün (sensitif veya spesifik) değildir.
3. Hastaların değişkenlik gösteren beklentileri de mutlak “doğru” ve “yanlış” kavramlarını daha da bulanıklaştırırlar ve karar verirken hastaların değerlerini de dikkate almamızı zorunlu kılarlar
4. Klinik kuramımızın son aşaması olan tedavilerimizle ilgili“kanıtlama” sürecinin hem verimliliği düşüktür hem de maliyetleri ve riskleri vardır. Tedavi sadece, tanıyı kanıtladığımız için otomatik olarak önerdiğimiz bir yaklaşım değildir.

      Klinik uygulamalarda bir tanıyı doğrulamaya kalkışmanın sınırları vardır ve çabalarımız arttıkça olumlu geri dönüş giderek azalmaya başlar. Maliyetleri bir kenara koyacak olsak bile klinik güveninizi belirli ve ölçülebilir bir düzeyin üzerinde arttırabilmenizin stratejik bir değeri olmadığını kolayca fark edersiniz.

      Bu nedenlerle sağlık hizmetlerinde mutlak bir doğruluğa ulaşmak mümkün değildir. Sağlık hizmetleri belirsizliğin hakim olduğu bir dünyadan ibarettir. Yatak başında veya koğuşlarda hizmet sunarken klasik bilimsel kurama uyan kanıtlar elde etme olasılığımız oldukça azdır. Öte yandan yapmamız gereken, bu belirsizliğe de bilimsel yöntemle yaklaşmak ve kendimizi anekdotların ve önyargıların egemenliğine bırakmamaktır. 

      
Bilimsel Yöntemin Güçlendirilmesi
      Karar verme analizi, kesin olmayan ve daha çok olasılıkların söz konusu olduğu koşullarda en iyi seçimleri yapabilmemiz için geliştirilmiş bir yöntemdir. Sadece niceliksel (kantitatif) ölçümlemeleri değil, aynı zamanda birey olarak hastanın subjektif tercihlerini de dikkate almamızı sağlar. Sağlık hizmeti sunanlar arasında bu yaklaşımı günlük uygulamaları içine yerleştirmiş olanlar bu anlayıştan hiçbir zaman vazgeçemezler. Neden tüm çalışanların bu şekilde düşünemediklerini anlayamazlar. Ama sakin kafayla oturup düşünecek olursak, klinisyenlerin bu yaklaşımı benimserken neden çok yavaş davrandıklarını kolayca fark ederiz.

      
Karar Verme Analizi Neden Daha Yaygın Olarak Kullanılmamaktadır
      Karar verme analizinin daha yaygın olarak kullanılmamasının nedenlerinden birisi, bir çok kişinin temel kavramlara yabancı olmasıdır.Karar verme analizi aslında sağlık çalışanlarının nesillerdir öğrendikleri bir çok konudan ve uygulamadan daha zor bir kavram olmamakla birlikte, sağlıkla ilgili birçok klasik karar verme sürecine uymamaktadır. Bir karar vermeden önce, insanca olmak kaydıyla mümkün olduğu kadar veri toplamanın doğru olduğuna inanan sağlık çalışanları, karar verme analizi yaklaşımını bazen “bilimsel” bulmayabilir veya “empirik” olduğunu düşünebilirler. Karar verme analizi sonucunda ortaya çıkan bazen “eyleme geçmek” (bakım vermek, tetkik yapmak v.d.) veya “geçmemek” (sadece izlemek ve yakınmaları azaltmak) şeklindeki yaklaşımları benimsemek, yıllardır farklı şekilde davranan sağlık çalışanları için yabancı gelebilir.

      
Neden Karar Verme Analizini Kullanmalıyız?
      Karar verme analizini uygulamalarınızda kullanmanızın gerekçeleri şunlardır; pişti oynarken, üç tanesi oyun süresince zaten çıkmış olan dörtlülerden elimizde ki sonuncusunu ilk elden atmak ve böylece elimizde ki vale ile daha fazla kağıt toplayarak oyunu kazanmak; Bir kazada yaralanma ihtimaline karşı araba kullanırken kemeri bağlamak; Ölümcül hastalıklara yol açabileceği için sigara içmenin zararlı olduğunu söylemek veya kazanma olasılığının çok az olması nedeniyle akıllı bir yatırım stratejisi olarak piyango bileti almamak v.d. Kısaca karar verme analizi, hastalarınıza en iyi olasılığı sunmanız için en uygun yöntemdir. Başlangıçta size garip gelebilir ve genel toplumsal standartlarla uyuşamayabilirsiniz ama, standartlar sürekli olarak değişime uğrarlar. Eğer aldığınız kararlar hastanızın yararı açısından en mükemmel kararlarsa, önemli olan tek standardı sağlamış olursunuz.

      Karar verme analizi yaklaşımını veya kanıta dayalı sağlık hizmetlerinin hasta sonuçlarını olumlu yönde etkileyip etkilemediğini merak ediyorsanız, yanıt kesinlikle” evet”tir. Özetle en iyi kararlar her zaman en mükemmel kararlar olmayabilirler ama her zaman rastgele alınmış kararlardan üstün ve yararlıdırlar. 

      
Karar Verme Analizi Ne Değildir?
      Karar verme analizi ayırıcı tanı yapmak anlamını taşımamaktadır; öte yandan analiz yapılırken bazı tanıları saf dışı bırakmak ve hangi testlerin yapılması gerektiğine karar vermek olasıdır. Ayırıcı tanı yapmak için geliştirilmiş başka yöntemler ve araçlar vardır.

  •   31 Mar 2018 Cmt
  •   32

MAKALE YORUMLARI

Bu Makaleye Henüz Yorum yapılmamış. İlk sen yorum yap..

YORUM YAPINIZ

* Yorumlarınız kontrol edildikten sonra yayımlanacaktır

 
 
 
 

Son Haberler

Prostat ne zaman büyümeye başlar?